
Kibrît-i Ahmer (Ar. kibrіt ve ahmer ile kibrіt-i ahmer), kelime anlamıyla "kırmızı kükürt" demektir ve tarih boyunca hem simya hem de tasavvuf literatüründe özel bir yere sahip olmuştur. Bu terim, İslam düşüncesinde özellikle dönüşüm, nadirlik ve manevî olgunluk gibi anlamlarla ilişkilendirilmiştir. Simyadan tasavvufa kadar farklı disiplinlerde, zor bulunan ve ulaşılması güç bir cevheri ya da yüksek bir manevî mertebeyi temsil eden sembolik bir kavram olarak kullanılmıştır.Lügavî ve Simyevî Anla
TRElyesa Köseoğlu

“Muhyiddin Ibn Arabi: On the Trail of the Red Sulphur” is a work authored by Claude Addas, a scholar specializing in Sufism in Western academia, and translated into Turkish by Atila Ataman. Originally published in French, the book has since been translated into various languages and has become a key reference in studies on Sufi history and Ibn Arabi. It offers a biographical and philosophical examination of Ibn Arabi’s life, works, and intellectual world.SubjectThe book presents the life story o
ENElyesa Köseoğlu

"Muhyiddin İbn Arabi: Kibrit-i Ahmer’in Peşinde" adlı eser, Batı akademisinde tasavvuf alanında uzmanlaşmış araştırmacı Claude Addas tarafından kaleme alınmış, Türkçeye Atila Ataman tarafından çevrilmiştir. Eser ilk olarak Fransızca yayımlanmış, daha sonra farklı dillere çevrilerek tasavvuf tarihi ve İbn Arabi üzerine yapılan araştırmalarda kaynak niteliği kazanmıştır. Kitap, İbn Arabi’nin yaşamı, eserleri ve düşünce dünyası üzerine biyografik ve felsefi bir inceleme sunar.KonuKitap, 12. ve 13.
TRElyesa Köseoğlu