
Şiirin Eşiğinde is a comprehensive study and essay collection authored by Mehmet Erdoğan. Published by Dergâh Yayınları in its Turkish Literature series, the work examines the ontological and epistemological dimensions of poetry and art. The work addresses the purpose of art, the bridge of logos between the divine will and humanity, and the position of the work of art as a search for meaning, approached with philosophical depth. The book, published in April 2004, consists of 202 pages. Content a
EN
Muhammed Samed Acar
MüKöken Arapça "tam ve bütün olmak, eksiksizleşmek, kemale ermek" anlamlarına gelen k-m-l (ك م ل) kökünden türetilmiş ve "tekâmül eden, her yönden gelişmiş" manasını taşıyan mutakāmil (متكامل) sözcüğünden alıntıdır. Kelime, "tam idi" anlamındaki kamala (كمل) fiilinin mutafāˁil vezninde (VI. bab etken fiil sıfatı) yapılandırılmış formudur. Bu vezinsel yapı, kelimeye "kademeli bir süreçle olgunluğa erişme" ve "bütünleşme" anlamı katar. Kullanım Alanları Sosyoloji ve Antropoloji: Kurumları, değer yar
TR
Emirhan Polat

Barış Manço, Türk müzik tarihi içerisinde geleneksel kaynakları özgün bir formda yorumlayarak müziği bir mesaj iletme aracı olarak etkin bir biçimde kullanan, sadece müziğiyle değil yaşantısı ve kılık kıyafetiyle de ön plana çıkan özgün bir sanatçıdır. Bir toplumun maddi ve manevi varlığı ile yazılı ve sözlü değerlerini oluşturan kültürel mirasın aktarımını ve korunmasını sağlayan dil ve kültür öğretimi, insanın ve toplumların gelişmesinde hayati bir önem taşımaktadır. Barış Manço'nun Sanatçı Ki
TR
Gözde Cabadak
KeKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “kemāl” (كمال) kelimesinin çoğul hâli olup çoğul eki “-āt” ile türetilmiştir. Kemal kelimesi, "mükemmellik, eksiksizlik ve olgunluk" anlamına gelmektedir. Osmanlı Türkçesinde özellikle tasavvuf, ahlâk ve ilim çevrelerinde yaygın biçimde kullanılmıştır. Kelime, aynı zamanda klasik şiirde "kâmil insan" kavramını yüceltmek için sıkça başvurulan terimlerden biridir. Kullanım Alanları Tasavvuf ve Dini Metinler: Bir kişinin manevi olarak eriştiği olgunluk, ah
TR
Sevgi Kıraç

"Fusûsü’l-hikem", 13. yüzyıl İslam düşünürü Muhyiddin İbnü'l-Arabî tarafından kaleme alınmış olup, tasavvuf felsefesinin temel metinleri arasında yer alır. Eser, her biri bir peygamber ismiyle anılan 27 bölümden oluşmakta ve her bölümde ilgili peygamberin temsil ettiği "hikmet" türü işlenmektedir. Bu hikmetler aracılığıyla İbnü'l-Arabî, varlık, ilim, nübüvvet ve vahiy gibi temel metafizik ve epistemolojik meseleleri ele alır. İşlenen Temalar Varlığın Birliği (Vahdet-i Vücûd): Eserin temel felsef
TRElyesa Köseoğlu

”بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم” Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla Selamünaleyküm. Modern çağın karmaşasında insan, bilgiye kolayca ulaşır ama hikmete nasibi varsa dokunur. İmam Gazâlî’nin Eyyühe’l-Veled kitabında yer alan şeyh ve tasavvuf bölümleri, bilgiyle dolu bir zihnin ancak bir rehberin terbiyesiyle huzura ereceğini hatırlatmaktadır. Bu yazı, Gazâlî’nin asırlar öncesinden gelen bu uyarısını bugünün dünyasına taşımak ve en önemlisi gerçek bir "manevi öğretmen"i bula
TR
Mehmet Bağcı
İnVar olduğunu fark ettiği andan itibaren insan, nasıl var olduğu, niçin var olduğu; yaşama sebebi ve sonrası için nasıl “yürüyeceği” hakkında düşünmektedir. Düşünen bir varlık olarak insan canlısı, doğduğu aile tarafından eğitilerek öğretime hazır hale getirilir. Aynı yerde öğretim tohumlarının ekilmesi de mümkündür. Eğitim ve öğretim tohumlarının filizlenip büyüdüğü yaşlara ulaşıldığında, birey kendi başına varlığını sorgulamaya başlar. Böylelikle var olma yolculuğu zihnen ve daha sonra ruhen ba
TR
Nida Öztürkmen

En çok korktuğum şey sensin. Bu hayattaki tek imtihanım sensin. Ellerimi titreten, yüreğimi soğutan, Bu içimdeki cesaretin tek nedeni sensin. Her attığım adımda sen varsın. Her aldığım solukta, Her düşündüğüm noktada, Bu cesareti bana veren bir sensin bu hayatta. Her aktığında gözyaşlarım, yanımdasın. Her acıdığında kalbim, tam oradasın. Her gözlerimi kaçırdığımda, Her gülüşümü sakladığımda , Bana cesaret veren hep sen oldun bu hayatta. Cesaretin var mı demiştin ya bana? Nedir diye sormuştum ben
TR
Gülşen Arslan

Tarihin içinden bizlere miras olarak gelen, ruhumuza işleyen, kalbimize ve kanımıza nakşolan şeyin peşine düştüğümüzde karşımıza tek bir tip çıkar o da Alperenlik ruhudur. Bugün size, insanların isimden öte pek ilerisini bilmediği ama sadece bir isimden değil, bir ruhun, bir davanın ve bir milletin yeniden şahlanış mayasından, onu “millet” yapan bir konu olan Alp-eren’likten bahsetmek istiyorum. Hepimiz biliriz ki, bu topraklarda alp olmak zordur ama Alperen olmak çok daha zordur. Çünkü alp, sad
TR
Gözde Cabadak
Sözlükte “dürüp bükmek; mesafe katetmek, geçip gitmek” anlamlarındaki tay (tayy) kelimesi tasavvufta uzak bir yere bir anda gitmek, an içinde çok uzun bir zaman yaşamak, aynı anda birden fazla yerde bulunmak gibi olağan üstü durumları belirtmek için kullanılır. Kavramın mekânla ilişkisi “tayy-i mekân, bast-ı mekân”, zamanla ilişkisi “tayy-i zaman, neşr-i zaman, bast-ı zaman” şeklinde ifade edilir. Kur’an’da iki yerde geçen tay, kıyamet günü göklerin Allah’ın kudret eliyle dürüleceğini beyan etme
TRİslam Ansiklopedisi