
The Divan of Yunus Emre (Yunus Emre Divanı) is a work that compiles the poems of Yunus Emre, a key figure in Turkish Sufi literature. Published by Dergâh Publications, this book contains the poems written in the divan style, reflecting the poet's philosophical world, his Sufi understanding, and the unique language that he blended with the Anatolian folk poetry tradition. Subject The book provides a comprehensive presentation of Yunus Emre’s poems, which contain elements of both Sufi and folk lit
EN
Muhammed Samed Acar

Bir Dem Gelir, Anadolu tasavvuf edebiyatının önde gelen isimlerinden Yunus Emre’ye atfedilen ve insanın ruhsal hâllerindeki değişimi konu alan manzum bir eserdir. Şiir, Yunus Emre’nin tasavvufî düşünceyi halk diliyle ifade ettiği ilahiler arasında yer almakta olup, sözlü kültür ortamında oluşmuş ve sonraki dönemlerde yazıya geçirilmiştir. Eserde, insanın iç dünyasında zamanla ortaya çıkan farklı hâller, ardışık örnekler ve karşıtlıklar yoluyla dile getirilmektedir. Şiirin Türü Halk Şiiri / Tasav
TRHayrunnisa Kızılırmak

2011 yılında vizyona giren Yunus Emre: Aşkın Sesi, 13. yüzyılda Anadolu’da yaşamış olan mutasavvıf şair Yunus Emre’nin hayatını ve tasavvufi yolculuğunu konu alan biyografik nitelikte bir sinema filmidir. Yönetmenliğini Kürşat Kızbaz’ın üstlendiği yapım, Yunus Emre’nin bireysel dönüşümünü ve dönemin sosyal yapısı içindeki konumunu dramatik bir kurgu içerisinde işler. Film, tasavvufi düşüncenin sinema aracılığıyla aktarılmasına yönelik Türkiye'deki örnekler arasında yer almaktadır. Konusu Film, A
TR
Büşranur Akpınar

Released in 2011, Yunus Emre: The Voice of Love is a biographical film that portrays the life and spiritual journey of the 13th-century Anatolian Sufi poet Yunus Emre. Directed by Kürşat Kızbaz, the film narrates Yunus Emre’s transformation and his role within the social fabric of his time through a dramatic storyline. The production is among the examples in Türkiye of conveying Sufi philosophy through cinema. Plot Set during the disintegration period of the Anatolian Seljuk State amidst the dev
EN
Büşranur Akpınar

Varoluş, içinde yeniden doğuşları, düşüşleri, dalgalanmaları ve durulmaları barındıran bir süreçler bütününden ibaret. Hayatta hakiki anlamda var olduğumuz günden, bedenimizin “ölüm” perdesiyle sırlanacağı güne kadar devam eden bir süreçler silsilesi… Varoluş kaygısı, sancısı veya çabası, insanın bunu yaşamakta olduğunu fark ettiği anda yalnızca bir defa yaşayacağını sanma yanılgısını gösteriyor bizlere. Halbuki var edildiğimiz gün başlayan varoluş yolculuğu; kendimizi keşfetmeye başladığımızda,
TR
Nida Öztürkmen
Ha"Rahimden pazara, pazardan mezara…” der Yunus.Yunus Emre, Divan, haz. Abdülbaki Gölpınarlı (İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2012), 145. ">【1】 İnsanın ilk hediyesi bir yuva, ilk emaneti ise barınaktır. Ev, insanın sığınağıdır; evinden edilmekse ona yapılabilecek en ağır zulümdür. Çünkü varlığımız, dayanağını haktan alır. Hakk'ı kaybolan insan, köksüz kalmış bir ağaç gibi rüzgârda devrilir. Her şeyin bir sınırı, her varlığın bir sonu vardır. Nesneler bize görünen yüzleriyle tanıd
TR
Lale Alp

“Çıktım erik dalına” diye başlayan şathiye, Yûnus Emre’ye nispet edilen ve tasavvufî sembollerle kurulmuş yapısı nedeniyle klasik şerh geleneğinde en fazla açıklanan metinlerden biridir. XIII. yüzyılda İslami anlayışla şekillenen dünya görüşünü, aşk ve insan telakkisini Türkçe şiirle dile getiren Yûnus’un bu şiiri, şerh geleneğinde ayrı bir yer işgal etmiştir. Şathiye türündeki bu manzume, görünüşte mantık dışı, gündelik tecrübeyle uyuşmayan imgelerle kurulmuş, ancak tasavvufî literatürde remiz
TR
Burak Enes