
Osmanlı Devleti’nde istihbarat faaliyetleri tarih boyunca devletin bekası için hayati bir unsur olarak görülmüş, özellikle sınır bölgelerinde ve diplomatik ilişkilerde casusluk faaliyetleri yaygın biçimde kullanılmıştır. Ancak bu faaliyetler, Sultan II. Abdülhamid döneminde (1876-1909) en sistemli ve kurumsal hâline ulaşmıştır. Abdülhamid, hem içerideki muhalefeti kontrol altında tutmak hem de dış tehditlere karşı imparatorluğu savunmak amacıyla istihbaratı devlet yönetiminin merkezine yerleştir
TR
Nurten Yalçın

In the Ottoman State, intelligence activities have been regarded throughout history as a vital element for the survival of the state, with espionage being widely employed especially in border regions and diplomatic relations. However, these activities reached their most systematic and institutionalized form during the reign of Sultan Abdulhamid II (1876–1909). Abdulhamid placed intelligence at the center of state administration to control internal opposition and defend the empire against externa
EN
Nurten Yalçın