SaKökenSaye kelimesi, Farsça sāye (سایه) kökenlidir ve temel anlamı “gölge”dir; ayrıca mecazen bir kimsenin himayesi, etkisi ya da koruması anlamlarını da taşır. Bu sözcük, Orta Farsça’daki sāyag biçiminden evrilmiştir; sāyag, doğrudan “gölge” anlamına gelir. Daha da geriye gidildiğinde, Avestaca'da aynı anlama gelen asaya kelimesiyle eş kökenli olduğu görülür ve bu köken, ışık ile karanlık arasındaki sınırın dilsel temsiline dayanır.Kullanım AlanlarıEdebiyat: Gölge, koruma veya gizlenme gibi tema
TRPınar Acar

Güneş saati, güneşin gökyüzündeki konumuna göre zamanı gösteren eski bir alettir. Gölgenin hareketini takip ederek saatin kaç olduğunu anlayabilirsiniz. Mekanik saatler icat edilmeden önce zamanı ölçmek için kullanılmıştır.YapısıGüneş saati ortasında bir çubuk (gnomon) ve saat çizgilerinin bulunduğu kadrandan oluşur. Çubuk, güneş ışığını gölgeye çevirir ve kadrandaki çizgilerden saati gösterir. Saatin yapıldığı malzeme taş, metal veya tahta olabilir. Çubuğun yüksekliği ve açısı, saatin doğru çal
TR
Fatma Köroğlu
GöKökeniEski Türkçe köli-mek (“güneş ışığına engel olmak”) fiilinden türetilmiştir. Köli-mek > kölige > gölge biçiminde evrilmiştir. Bu kelime, Eski Türkçe kölīge (“koyu gölge”) ve köşīge (“zayıf gölge”) biçimlerinden türetilmiştir.Kullanım AlanlarıTarihi ve Edebiyat: Gölge, hem doğrudan fiziksel anlamıyla hem de mecaz olarak kullanılan bir kavramdır; karanlık, korku veya gizemle ilişkilendirilebilir.Felsefi ve Duygusal: Gölge, genellikle bir kişinin arkasındaki güç veya gizli etkilerini sim
TR
Ahsen Buyurkan

Akşamın, eşyaların üzerindeki hak iddiasını yavaş yavaş artırdığı saatler vardır. Günün sesi çekilirken, odalar kendi içine kapanır; duvarlar konuşmayı bırakır, camlar dışarıyı yalnızca bir yüzey gibi taşır. Bir gece lambasının cılız ışığı, masanın kenarında unutulmuş eski bir fotoğrafın üzerine düşer; yüzler belirir ama tam görünmez, zaman onları saklamak ister gibi davranır. İnsan, böyle anlarda yalnız olmadığını fark eder; fakat yanında duran şeyin kim olduğunu söyleyemez. Çünkü bazı varlıkla
TR
Ebrar Sıla Peri
GöKökenTürkçe kökenli bir kelimedir. “Gölge” kelimesine yer, nesne ya da araç bildiren “-lik” eki getirilerek oluşturulmuştur. Gölge kelimesi Eski Türkçe kölige kelimesinden evrilmiştir.Kullanım AlanlarıGünlük konuşmalarda: Sıcak havalarda dinlenilen serin yerleri ya da ağaç altlarını tanımlarken sıkça kullanılır.Bahçecilik ve mimari metinlerde: Açık hava yapıları içinde, özellikle dinlenme alanları ve yazlık çardak tanımlarında yer alır.Piknik alanı ve park tanıtımlarında: Oturmak, yemek yemek ve
TR
Asusena Ela Öztürk