
Bursa Vakıf Kültürü Müzesi, Osmanlı vakıf sisteminin kurumsal yapısını, mimari yansımalarını ve toplumsal işlevlerini ziyaretçileri ile buluşturmayı amaçlayan bir kurumdur. Bursa, Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti olmakla birlikte Osmanlı vakıf kültürünün de şekillendirildiği bir merkezdi. Türk-İslam kültüründe geniş bir yer tutan vakıflar bünyesinde, Allah'ın rızasını kazanmak hedefiyle; han, hamam, medrese, imarethane, kütüphane ve şifahane gibi anıtsal ölçekli yapılar inşa edilmiş; yardıma iht
TRHilal Doğan
CoCodex Gigas, günümüze ulaşan en büyük boyutlu Orta Çağ el yazmasıdır. Alternatif olarak Şeytanın İncili adıyla da bilinir. 13. yüzyılın başlarında Bohemya'da (günümüz Çek Cumhuriyeti) yazıldığı düşünülmektedir. Kitap, boyutu, içeriği, süslemeleri ve kökeni hakkındaki efsanelerle dikkat çeker. İsveç Milli Kütüphanesinde Bulunun Codex Gigas (Adolphson, Per B-KB) " image-element-format="right" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2025/10/26/cY0oXl9Q52VdWzEWIpmgpD8fx5H4cGQm.jpg"> F
TRYunus Emre Yüce

Sivas şehrinde bulunan Ziya Bey Yazma Eserler Kütüphanesi de işte böyle önemli bir bilgi hazinesidir. Bu kütüphane, sadece kitaplarla dolu bir bina değil, aynı zamanda geçmişten bugüne taşınmış çok özel el yazması eserleri koruyan bir kültür merkezidir. Nerelerde Bulunur ve Nasıl Kuruldu? Bu kütüphane, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'ndeki güzel şehir Sivas'ın merkezinde yer alır. Kütüphanenin kurucusu, Yusuf Ziya Başara adında, okumayı ve öğrenmeyi çok seven bir kişidir. Yusuf Ziya Bey, 1908 yıl
TR
Nida Üstün

İstanbul’da, tarihi ve güzel bir binanın içinde yer alan Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, bizi yazının sanatla birleştiği özel bir dünyaya götürür. Hat sanatı, Arap harflerinin estetik kurallara uygun, güzel bir şekilde yazılması sanatıdır (hüsn-i hat). Bu müze, yazının sadece bilgi aktarmakla kalmayıp, aynı zamanda bir sanat eseri olabileceğini gösteren yüzlerce parçayı barındırır. Müzedeki eserler, geçmişteki usta hattatların (hat sanatı yapan kişilerin) ne kadar dikkatli ve yetenekli olduğunu
TR
Nida Üstün
Tam adı Buġyetü’ṭ-ṭaleb fî târîḫi Ḥaleb’dir. İbnü’l-Adîm, İslâm dünyasında hicrî III-IV. (IX-X.) yüzyıllarda başlayan mahallî tarih yazıcılığının en güzel örneklerinden biri olan bu eserini VII. (XIII.) yüzyılın ilk yarısında kaleme almıştır. Yaklaşık kırk cilt olduğu kaydedilen bu hacimli eserden günümüze ancak müsvedde halinde on cilt intikal edebilmiştir. Hatîb el-Bağdâdî’nin Târîḫu Baġdâd ve İbn Asâkir’in Târîḫu Dımaşḳ adlı eserlerini örnek alan müellif, İmâdüddin el-İsfahânî, Sem‘ânî, Garsü
TRİslam Ansiklopedisi
Kelime, Ortaçağ Avrupası’nda hazırlanan el yazmalarının bölüm başlarında metnin ilk harfinin etrafına kızıl-turuncu minium ile (sülüğen, sülyen, kırmızı kurşun tozu) yapılan miniatura adlı tezhipten gelmekte ve “sülüğenle boyanmış” anlamını taşımaktadır; ancak zamanla minor (küçük) kelimesinin etkisinde kalarak “küçük (resim)” anlamını da kazanmıştır (Kluge, s. 480). İslâm sanatında minyatüre “tasvir”, minyatür sanatçısına “musavvir” veya “nakkaş” adı verilmiştir. Metni açıklamak amacıyla kitap
TRİslam Ansiklopedisi

İnsanlık tarihi, aslında bir aktarım hikayesidir. Mağara duvarlarına kazınan bizon figürlerinden, kil tabletlere düşülen ticaret notlarına; papirüslerden matbaanın icadına kadar her dönüm noktası, düşüncenin "mekânını" değiştirmiştir. Bugün ise bu serüvenin en keskin virajlarından birindeyiz: Bir yanda binlerce yıllık kadim dostumuz kâğıt ve kalem, diğer yanda ise ışık hızında bir etkileşim sunan cam ekranlar. Peki, sadece araçlar mı değişiyor, yoksa düşünme biçimimiz de bu değişimden payını alı
TR
Zeynep Ecren İkinci

Selimiye Vakıf Müzesi, Edirne’de bulunan ve dünya çapında ünlü Selimiye Camii külliyesi (yapı topluluğu) içinde yer alan tarihi bir müzedir. Tarihi eserlerin korunması ve sergilenmesi amacıyla kullanılan bu bina, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan değerli vakıf eşyalarına ev sahipliği yapmaktadır. Müze, hem mimari yapısıyla hem de içinde barındırdığı binlerce yıllık kültürel mirasla ziyaretçilere geçmişin sanatsal zenginliklerini sunmaktadır. Selimiye Vakıf Müzesinin İçi (Kültür Portalı) " image
TRSude nur Akgüneş

İlk koşan bendim Yolu hep bildim Fırtına dindi Ben nerede idim Kıyıya vuran çok Beni gören yok Ruhuma saplanan binlerce ok Bende yara çok Herkese fener İçimde söner Bu ıssız yolda Kim bana döner Fark ettim geç de olsa Yalnızlık, dolsa da oda Adımım herkese Yönüm hep tersine
TRçiğdem gaye avcı
580’de (1184) Tunus’un Kafsa şehrinde doğdu; birçok âlim ve edibin yetiştiği ailesi Cezayir’in doğusunda bulunan Tîfâş kökenlidir. Çocukluk yıllarını babasının kadılık yaptığı Kafsa’da geçirdi ve ilk eğitimini burada aldı. Tunus Zeytûne Camii’nde edebiyat ve riyâzî ilimler okudu. Kahire ve Dımaşk’ta Abdüllatîf el-Bağdâdî ve Ebü’l-Yümn el-Kindî gibi hocaların yanında tıp, felsefe, tabiat bilimleri ve Arap dili ağırlıklı bir öğrenim gördü; memleketine döndüğünde Kafsa kadılığına tayin edildi. Bir
TRİslam Ansiklopedisi