KeKöken Kekremsi kelimesi, Eski Türkçede “ekşi veya acı tat” anlamına gelen kekre sözcüğüne, Türkçede “-e yakın, andıran” anlamı katan +msi ekinin eklenmesiyle türetilmiştir. Kelime, köken olarak bir tada gönderme yapsa da zamanla koku ve mecazi anlamlar da kazanmıştır. Kullanım Alanları • Gastronomi ve Gıda Tanımı: Özellikle tam olgunlaşmamış meyvelerin (ayva, erik vb.) veya bazı içeceklerin buruk ve hafif ekşi tadını betimlemek için kullanılır. • Koku Tanımlaması: Bazı bitkilerin, kimyasalların
TR
Tuğba Aygün
PüKöken Türkçe kökenli olan pürçek kelimesi, Eski Türkçedeki bürçek sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük, “kıvırmak, bükmek” anlamına gelen Eski Türkçe bür- fiiline, bir nesne adı türeten +çAk ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Dolayısıyla kelime, köken olarak “kıvrımlı, bükülmüş şey” gibi bir anlam taşır ve bu anlamını hem saç lülesi hem de bitki püskülü için korumuştur. Kullanım Alanları İnsan Betimlemesi: Edebi metinlerde ve halk ağzında, bir kişinin, özellikle de gençlerin saçlarının görünümünü, al
TR
Tuğba Aygün
FiKöken Kelimenin kesin kökeni saptanamamış olmakla beraber Yunanca phouska kökeni olabileceği belirtilmiştir. Kullanım Alanları Gündelik İletişim: İnsanlar arasında yapılan hafif dokunuşlar veya küçük vuruşlar gibi fiziksel hareketleri ifade etmek için kullanılır. Mutfak ve Yemek Hazırlığı: Yemeklere çok az miktarda malzeme eklenmesini belirtmek için; baharat, tuz veya diğer katkı maddelerinin küçük dozlarını tarif eder. Tıp ve Sağlık: Deride oluşan küçük, sıvı dolu kabarcıkları tanımlamak için k
TR
Ömer Faruk Tuğla
GaKöken Kelime, kargaların ötüşünü taklit eden doğa kökenli (onomatopoetik) bir sözcüktür. Türkçede ötüş, ses taklidi bildiren sözcükler arasında yer alır. Başka bir dilden alıntı olmayıp, doğrudan sesin yansımasıyla türetilmiştir. Kullanım Alanları Doğa Betimlemeleri: Kuş seslerinin anlatımında, özellikle kargaların çıkardığı sesin ifade edilmesinde. Edebiyat ve Günlük Dil: Taklit ses (onomatopoe) olarak, mizahi ya da betimleyici anlatımlarda.
TR
Ömer Faruk Tuğla
KaKöken Kapris kelimesi, Türkçeye Fransızca “fantezi, sorumsuz davranış” anlamlarındaki caprice sözcüğünden gelmektedir. Fransızca bu kelime, aynı anlama gelen İtalyanca capriccio sözcüğünden geçmiştir. İtalyanca kelimenin kökeninin, “keçi” anlamına gelen Latince capra sözcüğüyle ilişkili olabileceği düşünülmekle birlikte, bu bağlantı kesin değildir. Bu sözcük ise aynı anlama gelen ve yazılı örneği bulunmayan Hintavrupa Anadilindeki *kap-ro- kelimesinden evrilmiştir. Kullanım Alanları Psikoloji ve
TR
Tuğba Aygün
SaKöken Samut kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiştir. Kelime, Arapçada “susmak” anlamına gelen samt (صمت) kökünden türetilmiş olan ṣamūt (صموت) sıfatından alıntıdır. Kullanım Alanları Edebî Dil: Günümüzdeki “suskun” veya “sessiz” kelimeleri yerine, özellikle klasik şiirde ve eski metinlerde, bir kişinin veya bir ortamın (mahşer, gece vb.) derin sessizliğini betimlemek için kullanılır. Betimleme: Bir mekânın veya anın mutlak sessizliğini, hareketsizliğini veya durgunluğunu vurgulamak amacıyla, gene
TR
Tuğba Aygün

Ekfrasis (Yunanca: ἔκφρασις), köken olarak Antik Yunan retoriğinde (söz sanatı) yer alan ve görsel bir nesnenin, sanat eserinin veya bir sahnenin sözcükler aracılığıyla canlı ve ayrıntılı bir biçimde betimlenerek dinleyicinin veya okuyucunun zihninde canlandırılması amacını taşıyan bir tekniktir. Etimolojik olarak Yunancada "dışarı" veya "-den dışarı" anlamına gelen ek (εκ) ve "söylemek, açıklamak, konuşmak" anlamına gelen phrazein (φράζειν) kelimelerinin birleşiminden oluşur. En temel tanımıyla
TRYunus Emre Yüce
SeKöken Serâpâ kelimesi Türkçeye Farsçadan geçmiştir. Farsçada “baştan ayağa, tepeden tırnağa” anlamı veren sar ā pā deyimine dayanır. Bu yapı, sar (baş) ve pā (ayak) kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Kullanım Alanları Betimleyici anlatım: Bir kişinin veya nesnenin bütünüyle ele alındığını, baştan sona tamamını ifade etmek için kullanılır. Vurgu amaçlı kullanım: “Tamamen, tümüyle” anlamını güçlendirmek ve anlatımı yoğunlaştırmak için tercih edilir. Edebî dil: Tasvirlerde ayrıntıyı artıran, b
TR
SÜMEYRA ŞEYBAN
TeKöken Tenhâ, Farsça tanhā “yalnız, tek başına” sözcüğünden alınmıştır. Kelimenin yapısı Farsça tan “beden, kişi” sözcüğüne dayanır ve “tek başına olma” anlamını karşılayan bir birleşimdir. Kullanım Alanları Günlük Yaşam: İnsan bulunmayan, sakin ve boş alanları ifade etmek için kullanılır. Edebiyat: Yalnızlık, sessizlik ve ıssızlık temalarını anlatan metinlerde sıkça yer alır. Betimleme: Mekânların sakin, boş ve sessiz hâlini tasvir etmek amacıyla tercih edilir. Sosyal Anlatım: Bir kişinin tek ba
TR
Fatmanur Mavibaş
AnKöken Türkiye Türkçesi’nde "anlat-" fiilinden türeyen yeni bir isimdir. Kullanım Alanları Edebiyat: Roman, hikâye, masal gibi anlatı türlerinde olayların, karakterlerin ve zaman-mekân ilişkilerinin düzenli biçimde aktarılmasında kullanılır. Sinema ve Tiyatro: Senaryo ve oyun metinlerinde, olayların sahne düzeniyle izleyiciye sunulması sürecinde anlatım biçimleri ön plana çıkar. Hikâye Anlatımı (Sözlü ve Yazılı Kültür): Yaşanmış ya da kurgusal olayların dinleyiciye veya okuyucuya aktarılması amac
TRAyşe İkbal Özsakın